Kariye Camii: Khora'nın Mozaikleri
Why is it significant?
Edirnekapı'nın hemen içindeki bu küçük meydanda dur ve karşındaki kiremit kubbeli, tuğla ve taş şeritli yapıya bak. Ahşap evler, bir çeşme, birkaç kedi... Bizans'ın en göz alıcı sanat hazinelerinden birinin bu kadar mütevazı bir köşede durduğuna inanmak zor. Burası Khora Manastırı'nın kilisesi.
Key Facts
| Place | Kariye Camii: Khora'nın Mozaikleri |
|---|---|
| Address | Derviş Ali, Kariye Camii Sokağı, 34087 Fatih/İstanbul, Türkiye |
| Geo Coordinates | 41.03120, 28.93900 |
| Audio Duration | ~3 min |
| Part of Walk | Fener ve Balat: Haliç Kıyısında İstanbul'un İnançları |
| Generated | Generated |
Edirnekapı'nın hemen içindeki bu küçük meydanda dur ve karşındaki kiremit kubbeli, tuğla ve taş şeritli yapıya bak. Ahşap evler, bir çeşme, birkaç kedi... Bizans'ın en göz alıcı sanat hazinelerinden birinin bu kadar mütevazı bir köşede durduğuna inanmak zor. Burası Khora Manastırı'nın kilisesi. Khora Yunanca kır, şehir dışı demek; çünkü ilk manastır Konstantin'in surlarının dışında, kırda kurulmuştu. Sonra Theodosius'un surları şehri büyütünce manastır içeride kaldı, ama adı değişmedi. Türkçedeki Kariye de bu kelimeden geliyor. Bugün gördüğün yapı esas olarak 11. ve 12. yüzyıldan; onu efsaneye çeviren ise on dördüncü yüzyılın başında yapılan süslemeler. O süslemeleri yaptıran adam Theodoros Metokhites: imparatorun en güçlü veziri, astronom, şair, devrinin en zengin ve en okumuş insanlarından biri. 1315 ile 1321 arasında kilisenin içini İsa'nın ve Meryem'in hayatını anlatan altın zeminli mozaiklerle, yan şapeli de fresklerle donatıyor. Şapeldeki Anastasis sahnesinde İsa, Adem ile Havva'yı bileklerinden tutup mezarlarından çekip çıkarıyor; Bizans resminin en hareketli sahnelerinden biri. Metokhites kendini de mozaiğe koyuyor: başında kocaman, çizgili bir başlıkla, diz çökmüş, kiliseyi İsa'ya sunarken. Metokhites aynı zamanda bir bilim insanıydı; astronomi üzerine yazdı ve bu manastırda devrinin en zengin kütüphanelerinden birini topladı. Ve sonra her şeyi kaybediyor. 1328'de imparatoru tahttan indirilince Metokhites sürgüne gönderiliyor, serveti elinden alınıyor. Sonunda kendi yaptırdığı bu manastıra keşiş olarak dönüyor ve burada ölüyor. Kendi portresinin karşısında yaşlanmak... düşünsene. Osmanlı döneminde, 16. yüzyılın başında yapı camiye çevriliyor. 20. yüzyılın ortasında Amerikalı uzmanların yürüttüğü restorasyonla mozaikler yeniden gün yüzüne çıkıyor; yapı uzun yıllar müze olarak kalıyor ve Mayıs 2024'te yeniden cami olarak ibadete açılıyor. Bu yürüyüş boyunca aynı şeyi defalarca göreceksin: İstanbul'da bir bina nadiren tek bir inanca ait kalır. Kilise cami olur, cami müze, müze yine cami; ama duvarlardaki yüzler her seferinde aynı sabırla bakmaya devam eder. Yakındaki surların dibinde, Bizans'ın son saraylarından birinin parçası olan Tekfur Sarayı'nın kalıntıları da duruyor; ona başka bir gün ayrıca uğra. Şimdi meydandan çık ve doğuya, Haliç'e doğru inen sokaklara dal. Fethiye'ye kadar yol biraz iniş biraz çıkış, nefesini ayarla.