Ahrida Sinagogu: Gemi Biçimli Teva
Why is it significant?
Yüksek bir duvarın ardında, sıradan bir demir kapının arkasında saklı bu yapının önünde dur. Dışarıdan neredeyse hiçbir şey belli etmiyor. İstanbul'un en eski sinagoglarından biri, belki de tam böyle sessizce yaşamayı öğrendiği için hâlâ ayakta.
Key Facts
| Place | Ahrida Sinagogu: Gemi Biçimli Teva |
|---|---|
| Address | Balat, Kürkçü Çeşmesi Sokağı, 34087 Fatih/İstanbul, Türkiye |
| Geo Coordinates | 41.03290, 28.94550 |
| Part of Walk | Fener ve Balat: Haliç Kıyısında İstanbul'un İnançları |
| Generated | Generated |
Yüksek bir duvarın ardında, sıradan bir demir kapının arkasında saklı bu yapının önünde dur. Dışarıdan neredeyse hiçbir şey belli etmiyor. İstanbul'un en eski sinagoglarından biri, belki de tam böyle sessizce yaşamayı öğrendiği için hâlâ ayakta.
Ahrida adı, bugün Kuzey Makedonya'da bulunan Ohri şehrinden geliyor. Bu sinagogu, Ohri kökenli Romaniot Yahudiler, yani Yunanca konuşan eski Bizans Yahudileri kurdu; bunun fetihten önce mi, hemen sonra mı olduğu tartışmalı. Romaniotlar Bizans'ın yüzyıllar boyunca küçük ama köklü bir parçasıydı; kendi dualarını, kendi geleneklerini sürdürürlerdi. 15. yüzyıldan beri burada bir sinagog olduğu biliniyor. Yani bu duvarların hikâyesi, İspanya'dan gelen büyük göçten bile eski.
O göç 1492'de oluyor. İspanya Kralı Ferdinand ile Kraliçe Isabella, Yahudileri ülkeden kovunca Sultan II. Bayezid onları Osmanlı topraklarına kabul ediyor. On binlerce Sefarad Yahudisi İstanbul'a, Selanik'e, İzmir'e geliyor; beraberlerinde dillerini, yani Ladino'yu, kitap basma sanatını, hekimliklerini getiriyorlar. İstanbul'daki ilk matbaayı da 1493'te Sefarad Yahudileri kuruyor ve İbranice kitaplar basıyor. Balat onların İstanbul'daki yuvalarından biri oluyor ve Ahrida da zamanla Sefarad cemaatinin sinagoguna dönüşüyor. İstanbul Yahudileri dört yüz yılı aşkın bir süre Ladino konuştu; bu dil bugün bile cemaatin en yaşlıları arasında duyulabiliyor.
İçerinin en büyüleyici parçası, salonun ortasındaki teva, yani Tevrat'ın okunduğu kürsü. Ahşaptan yapılmış ve bir geminin pruvası şeklinde. Kimine göre Nuh'un gemisini, kimine göre 1492'de Sefaradları İspanya'dan getiren gemileri simgeliyor. Hangi yorumu seçersen seç, bir kurtuluşun hatırası. Teva'nın çevresinde oturan cemaat, dua boyunca sanki aynı geminin güvertesinde yolculuk ediyor. Rivayete göre 17. yüzyılda kendini mesih ilan eden Sabetay Sevi de bir dönem bu sinagogda vaaz vermiş.
Sinagog 1992'de, Sefaradların Osmanlı'ya gelişinin beş yüzüncü yılında kapsamlı biçimde restore edildi. Balat'ın yangınları, depremleri yüzünden bina yüzyıllar içinde defalarca onarılmıştı. Bugün Balat'ta neredeyse hiç Yahudi aile kalmadı, ama cemaat burayı yaşatmaya devam ediyor; birkaç adım ötede bir başka eski sinagog, Yanbol da duruyor. İkisi, eski Balat'ın pek çok sinagogundan bugüne ulaşabilen az sayıdaki yapıdan. Şimdi sokağın sonundan kuzeye doğru yürü. Bir kilisenin avlusunda, altında şifalı bir su aktığı söylenen bir mahzen seni bekliyor.