Çemberlitaş: Konstantin'in Sütunu

Why is it significant?

Tramvay durağının hemen yanında gökyüzüne doğru yükselen şu kararmış, yer yer çatlamış sütuna bak. Gövdesi koyu, kızılımsı taş halkalardan oluşuyor, aralarını da kalın demir çemberler sarıyor. İstanbullu ona hiç dolandırmadan, gördüğü gibi isim vermiş: Çemberlitaş.

Key Facts

PlaceÇemberlitaş: Konstantin'in Sütunu
AddressMolla Fenari, Vezirhanı Caddesi, 34120 Fatih/İstanbul, Türkiye
Geo Coordinates41.00860, 28.97130
Part of WalkSultanahmet ve Bizans: İstanbul'un Bin Yedi Yüz Yıllık Kalbi
GeneratedGenerated

Open the walk

Tramvay durağının hemen yanında gökyüzüne doğru yükselen şu kararmış, yer yer çatlamış sütuna bak. Gövdesi koyu, kızılımsı taş halkalardan oluşuyor, aralarını da kalın demir çemberler sarıyor. İstanbullu ona hiç dolandırmadan, gördüğü gibi isim vermiş: Çemberlitaş.

Bu sütun, bu şehrin doğum belgesi gibi bir şey. 330 yılının Mayıs ayında İmparator Konstantin, Byzantion'u yeni başkenti ilan edip ona kendi adını veriyor ve açılış için burada, oval bir forumun tam ortasına bu sütunu diktiriyor. Taş porfir: Mısır'dan getirilen, imparatorlara layık görülen mor taş. Tepesinde de güneş tanrısı kılığında Konstantin'in heykeli varmış, başında ışın gibi uzanan bir taçla. Forumun çevresine imparatorluğun dört bir yanından toplanan heykeller dikilmiş; Konstantin yeni Roma'sını boş bir sahne olarak değil, eski dünyanın hazineleriyle döşenmiş bir vitrin olarak istiyordu.

Ve efsaneler... ah, o efsaneler. Anlatılana göre Konstantin sütunun dibine, Roma'dan getirttiği kutsal Palladion heykelini gömmüş; Nuh'un gemiyi yaptığı keseri, hatta İsa'nın binlerce kişiyi doyurduğu ekmeklerin sepetlerini de. Yani bir pagan tılsımı ile Hristiyan emanetleri aynı temelin altında. Kazıp bakan olmadı, olamadı da... belki iyi ki. 1453'te bile halk arasında bir kehanet dolaşıyordu: düşman bu sütuna kadar gelirse gökten bir melek inip onu geri püskürtecekti. Bizans tarihçisi Dukas, insanların bu umutla Ayasofya'ya sığındığını anlatır.

Heykel 1106'daki bir fırtınada düşüp parçalanıyor. Sütun ise depremleri, yangınları, istilaları atlatıyor ama izsiz değil. Batılı gezginler ona yıllarca Yanık Sütun dedi, çünkü çevresindeki büyük yangınlar taşı karartıp çatlattı. 18. yüzyılın sonunda, yine büyük bir yangından sonra, Osmanlılar sütunu bugünkü demir çemberlerle sarıp altına sağlam bir kaide örüyor. Yani o çemberler süs değil, düpedüz kırık bir kolu saran alçı gibi. Bugün sütun yaklaşık otuz beş metre; aslında çok daha yüksekmiş.

Etrafına bak: tramvay geçiyor, simitçiler bağırıyor, hemen arkada Mimar Sinan'ın 1584'te bitirdiği Çemberlitaş Hamamı hâlâ buhar tütüyor. Bin yedi yüz yıllık bir anıt, sıradan bir çarşamba gününün tam ortasında. Şimdi tramvay yolundan ayrıl ve Klodfarer Caddesi'nden güneydoğuya, aşağı yürü. Yolun üstünde, adı Binbirdirek olan ama aslında iki yüzü aşkın sütunu bulunan bir sarnıç daha geçeceksin. Biz At Meydanı'nın kuzey ucundaki sekizgen çeşmeye kadar iniyoruz.

Nearby stories