At Meydanı'nın Üç Anıtı: Dikilitaş, Yılanlı Sütun, Örme Dikilitaş

Why is it significant?

Parmaklıklarla çevrili şu pembe granit dikilitaşın dibine gel ve mermer kaidesine bak. Kaidenin bir yüzünde imparator, ailesi ve saray erkânı bir locadan yarışları izliyor; altlarında dansçılar, müzisyenler. Hepsi bin altı yüz yıldır aynı yarışı seyrediyor.

Key Facts

PlaceAt Meydanı'nın Üç Anıtı: Dikilitaş, Yılanlı Sütun, Örme Dikilitaş
AddressBinbirdirek, At Meydanı, Sultanahmet Meydanı, 34122 Fatih/İstanbul, Türkiye
Geo Coordinates41.00570, 28.97510
Part of WalkSultanahmet ve Bizans: İstanbul'un Bin Yedi Yüz Yıllık Kalbi
GeneratedGenerated

Open the walk

Parmaklıklarla çevrili şu pembe granit dikilitaşın dibine gel ve mermer kaidesine bak. Kaidenin bir yüzünde imparator, ailesi ve saray erkânı bir locadan yarışları izliyor; altlarında dansçılar, müzisyenler. Hepsi bin altı yüz yıldır aynı yarışı seyrediyor. Etrafında simitçiler, fotoğraf çektiren gruplar, rehber bayrakları dolaşıyor; ama bu taşlar hepsinden yaşlı.

Bu dikilitaş, Mısır firavunu III. Thutmose için, milattan önce on beşinci yüzyılda Karnak'ta dikilmiş. İmparator I. Theodosius onu 390'da buraya diktirdiğinde bile taş bin sekiz yüz yaşındaymış. Taşıma sırasında büyük ihtimalle kırılmış; elimizdeki sadece üst kısmı, yaklaşık yirmi metre. Kaidedeki bir kabartmada dikilitaşın halatlar ve makaralarla nasıl kaldırıldığı bile anlatılıyor. Kaidedeki yazıtlar da işin süresini övüyor: Latince olanı otuz gün diyor, Yunanca olanı otuz iki. Bizans'ta bile resmî rakamlar birbirini tutmuyormuş. Bir de şunu bil: bu dev granit kütle, kaidesine dört bronz küpün üstünden basıyor... bunca depreme rağmen.

Şimdi biraz ilerideki, yerin içine gömülmüş gibi duran, burgu biçimli bronz gövdeye geç. Bu Yılanlı Sütun: birbirine sarılmış üç yılan. Milattan önce 479'da Platea'da Perslere karşı kazanılan zaferden sonra Yunan şehirleri onu Delfi'deki Apollon tapınağına adıyor ve kıvrımlarına savaşa katılan otuz bir şehrin adını kazıyor. Konstantin de onu yeni başkentini süslemek için buraya getirtiyor. Yılanların başları 17. yüzyılın sonunda kırılmış; birinin üst çenesi bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde. Fatih'in bir topuz darbesiyle bir çeneyi kırdığı da anlatılır, ama bu bir efsane.

Sütunların dibine dikkat et: ikisi de bugünkü meydanın birkaç metre altında, çukurların içinde duruyor. İşte Bizans yarış pistinin gerçek zemini orası. Yüzyıllar boyunca toprak, moloz, yangın artığı birikmiş ve şehir yavaş yavaş kendi tarihinin üstüne çıkmış.

En güneyde üçüncü anıt duruyor: kaba taşlardan örülmüş, yaşlı bir dev gibi Örme Dikilitaş. Onuncu yüzyılda VII. Konstantinos onu yaldızlı bronz levhalarla kaplatmış; üzerindeki yazıt onu Rodos Heykeli'ne benzetiyor. 1204'te Haçlılar bronzu söküp götürüyor, geriye levhaları tutan çivilerin delikleri kalıyor. Osmanlı döneminde genç yeniçerilerin cesaretlerini göstermek için bu taşa tırmandığı anlatılır. Şimdi o dikilitaşın yanından geçip meydanın güney ucundan aşağı, Nakilbent Sokağı'na in.

Nearby stories